Search
Generic filters
Exact matches only
Filter by Custom Post Type

Bizimle konuşmak mı istiyorsunuz?

Size yardımcı olalım. Telefonla veya Chat ile destek alın veya bir randevu ayarlayın.

Türk avukatlarımız ile Almanya ve Türkiye de kolay ve hızlı boşanma.

Anlaşmalı boşanma davası problem yaşamadan hızlı bir şekilde Almanya veya Türkiye den boşanmak isteyen çiftlerin başvurabileceği bir boşanma davasıdır. Türk boşanma hukukunda anlaşmalı boşanma konusunda Türk Medeni Kanun’un (TMK) 166. maddesinin 3’üncü fikrasında düzenlenmiştir ve bu yazımızda anlaşmalı boşanmanın koşulları ve sorularınız üzerinde duracağız. Avukatlarımız Türk Hukukuna göre boşanmayı hem Türkiye de, hem de Almanya da gerçekleştirebilirler.

Herhangi bir boşanma durumunda, boşanmanın Türk Hukukuna göre uygulanıp, uygulanmayacağı konusunu bireysel olarak bize başvurarak öğrenmenizi tavsiye ederiz. Alman Mahkemelerinde ROM III-Verordnung ışığında da sık sık türk boşanma hukuku uygulandığı için ve Almanya‘da yaşayan türk vatandaşları için bu konunun ilgi çekeceği kanaatindeyiz.

Çok sayıda Türk Hukuku ile bağlantılı olan boşanma davalarında 12 yıldır avukatlık hizmetleri vermekteyiz. Tecrübelerin getirdiği deneyim ile boşanma davalarını profesiyonelce karşılamakla beraber daha ayrıntılı çalışmamızı ve özelleşmemizi sağlayarak size hukuki sorununuzda yardımcı olabiliyoruz. Müvekkillerimizin kendilerini titizlikle temsil ettiğimize, haklarını korumak ve savunmak için gereken her türlü hukuki mücadeleyi verecegimize dair inanç ve güvenlerini kazanma esasına dayanmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma davaları genel olarak çekişmeli boşanma davalarından daha kısa bir sürede sonuçlanmaktadır.

Tüm hukuki sürecin doğru yürütülmesi durumda anlaşmalı boşanma davası bir ay ile üç ay arasında değişen bir sürede sonuçlanmaktadır.

Anlaşmalı boşanma davası en fazla uygulanan hükümlerinden biri olup, genel olarak ofisimiz tarafından uygulanan boşanma davalarının %80’ini oluşturmaktadır.

Anlaşmalı boşanma süresinin kısaltmanın en önemli faktörü hukuki prosedürlerin hizlı ve doğru bir şekilde yürütülmesidir.

Bu konuda mutlaka bir boşanma avukatının görevlendirilmesi doğru olacaktır.

Anlaşmalı Boşanma Ücretleri. Boşanmada nasıl tasarruf edebilirim?

Diğer merak edilen hususlardan biri boşanma davalarında oluşan boşanma ücretleridir. Boşanmanız anlaşmalı boşanma ise en kolayı vede en tasarruflu boşanma davası bu olur. Çünkü anlaşmalı boşanmalarda bizimle tek avukatla boşanma işlemlerini bitirebilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma ücretleri içerisinde avukatlık ücretleri ve ayrıca gerekli belgelerin hazırlanması, dava harçları ve yargılama giderleri gibi benzeri bir çok kalem de ortaya çıkmaktadır.

Hukuk ofisi olarak boşanma davalarında önceden müşterilerimiz ile transparan bir paket fiyatı anlaşmaktayız. Gerektiğinde 0% Faiz ile taksitlendirme imkanlarımız mevcuttur. Taksim ödemelerinde size 100% esneklik ve 100% memnuniyet garantisi vermekteyiz.

Tek Celsede Boşanma Nasıl Yapılır?

Tek celsede boşanmak isteyen kişiler açısından açılması gereken boşanma davası türü anlaşmalı boşanma olmaktadır.

Anlaşmalı boşanma davasını düzgün ve hazırlıklı açarak gerekli prosedürlerin etkin bir şekilde işletilmesi ile tek celsede boşanmanın gerçekleştirilmesi mümkün olacaktır.

Uzun yılların verdiği tecrübelerimizden faydalanın ve bizimle boşanma sürecini profesyonel anlamda yürütülmesini önermekteyiz.

Kolay ve Hızlı Boşanma nasıl olur?

Anlaşmalı boşanmalar boşanma sürecinin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılmasını sağlamak adına önemlidir.

Hızlı ve kolay boşanma için her iki eşinde boşanma yönünde irade göstermeleri tek başına yeterli olmamaktadır. Aynı zamanda Medeni Kanunun hükmettiği anlaşmalı boşanmanın şartları da yerine getirilmelidir.

Anlaşmalı Boşanma İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Anlaşmalı boşanma davasının açılması ve sonuçlandırılması için hazırlaması gereken belgeler vardır.

Öncelikle sizin kişisel bilgileriniz ve evlilik cüzdanın aslı bize gerekmektedir.

Bizler tarafından sonrasında boşanma dilekçesi ve boşanma protokolü hazırlanacaktır.

Anlaşmalı boşanma protokolü oldukça kapsamlıdır. Bu belge içerisinde yapılacak hatalar, eksiklikler ya da hukuki altyapının kurulamaması boşanma süresini ve sonucunu direk olarak etkileyecektir. Bu yüzden deneyimli bir boşanma avukatı aracılığıyla işlemlerin yapılması doğru olacaktır. Şimdi Türk Medeni Kanunun şartlarını ve özellikle anlaşmalı boşanma davasının niteliği ve genel özelliklerini beraber inceleyelim.

Anlaşmalı Boşanma Davasının Niteliği ve Genel Özellikleri. Anlaşmalı Boşanma Davalarında Almanya ve Türkiye de uygulanan Türk Medeni Kanunun şartları nelerdir?

TMK. unun 166/3. Fıkrasına göre “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, Hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçlan ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini nazara alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde 184 nci maddenin (3) numaralı bendi hükmü uygulanmayacağını” öngörmektedir.

TMK. unun 166/3 maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, tarafların birlikte boşanma davası açmaları veya birinin TMK unun 166. Maddesine göre açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmiş olması, Yargıcın eşleri mahkeme huzurunda bizzat dinlemesi vc iradelerinin tam bir özgürlükçü ortamda hiçbir etki altında kalmadan açıklandığının saptaması, tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında anlaşmış olmaları ve Yargıcın taraflarca sunulan anlaşmalı boşanma projesini uygun bulması gerekir.

Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır.

TMK. 166/3. maddesine göre anlaşmalı boşanma davası açabilmek için resmi nikahın yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar bir yıl geçmiş olması gerekir.

Eşlerin bu bir yıl içinde ortak yaşam kurup kurmadıklarının önemi yoktur. Hiç birlikte yaşamamış olsalar bile bir yıl geçmişse anlaşmalı boşanma davası açılabilmektedir. Boşanma davası bir yıl geçmeden açılmışsa Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin etkin görüşüne göre davanın reddi yoluna gidilmemeli, taraflardan varsa delil ve tanıklarını bildirmeleri istenmeli bildirdikleri taktirde delilleri toplanmalı, tanıkları dinlenmeli TMK. unun 166./1-2-4. Maddelerinin koşullarının oluşup oluşmadığı takdir edilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Yargıç davanın evlenme tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra açılıp açılmadığını kendiliğinden göz önünde tutmak zorundadır. Bir yıllık süre “hak doğurucu bir süredir”. Davaya bakan yargıç hak düşürücü sürelerde olduğu gibi, hak doğurucu süreleri de kendiliğinden (resen) göz önünde tutmak ve dava bir yıl geçmeden açılmışsa anlaşmalı boşanma koşullarının oluşmadığını saptamakla görevlidir.

Anlaşmalı boşanma davasının eşler tarafından ya birlikte açılması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi.

TMK. unun 166/3 maddesinde ifade edilen “eşlerin birlikte başvurmalarını” eşlerin anlaşmalı boşanma davasını birlikte açmaları olarak anlamak gerekir. Bu durumda eşler ham davacı hem de davalı konumunda olacaklardır. Eşler birlikte dava açmışlarsa, birinin davadan feragat etmesi halinde diğer eşin davası derdest kalacaktır. Yargıtay Hukuk Gene i Kurulu bir kararında “davalının karşılık davası olmadığına göre tarafların birlikte başvurduklarını kabul etmek olanaklı değildir.

Tarafların birlikte başvurmalarını yazılı usule tabi yargılamada, birlikte dava olarak nitelemek ve davalının davacı sıfatını kabul etmek usul hükümleriyle bağdaşmayacağına” karar vermiştir. Kukuk genel kurulunun kararına dayanak dosyada, dava dilekçesinin hem kadın hem de koca tarafından birlikte imzalanarak davanın birlikte açılmadığı, aksine kadının açtığı boşanma davasından sonra eşlerin mahkemeye birlikte baş vurdukları, bu başvurunun koca yönünden teknik anlamda dava kabul edilemeyeceği anlaşılmak gerekir. Aksi görüş dava dilekçesinin birlikte imzalanması durumunda kimin davacı kimin davalı olduğu kargaşasını doğuracaktır.

Yargıcın tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi / Avukatın görevi.

TMK. unun 166/3 maddesine göre anlaşmalı boşanma davalarında Yargıcın tarafları türk mahkeme (Türkiye) huzurunda bizzat dinlemesi gerekir. Dava vekille takip ediliyor ve dava davalı tarafından kabul edilmiş ve fakat davacı asil dinlenmemişse anlaşmalı boşanmaya karar verilemez. Özellikle yurt dışında (Almanya) olan davacının bizzat dinlenmesi zor olduğundan davalının davayı kabulü ve davacı vekilinin yanı Avukatın beyanı ile karar verildiği görülmektedir.

Yargıcın, anlaşmalı boşanma sırasında ortaya konan iradenin her türlü etkiden uzak özgür bir isteğin ürünü olduğuna kanaat getirmesi gerekir. Taraflar bizzat, yargıcı ; hiçbir baskı ve tehdit altında kalmaksızın anlaşmalı boşanmak istediklerine inandırmalıdır. Yasa koyucu, anlaşmalı boşanma davalarında iradenin her türlü baskı ve tehditten arındırılmasına önem vermiş ve yargıcı bu durumu bizzat denetlemekle görevlendirmiştir.

Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında da anlaşmaları yani anlaşma projesi oluşturmaları.

Anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için tarafların “boşanmanın mali sonuçları” ve “çocukların durumu” hakkında anlaşma projesini mahkemeye sunmaları veya duruşma tutanağına yazdırıp imzalamaları gerekir. Tarafların bir tek konuda bile anlaşamamış olmaları halinde anlaşmalı boşanmadan söz edebilmek olanaklı değildir. Bu duruında yargıcın taraflardan varsa delillerini sorup davayı TMK. unun 166/1 maddesine göre sonuçlandırması gerekir.

Bu bağlamda Boşanmanın Mali Sonaçlarında Anlaşma ve bilakis Çocukların Durumu Hakkında Anlaşmalarda iki taraf da bir an önce boşanmayı sağlayabilmek ve bu yükten kurtulabilmek için kendi geleceğini tehlikeye atabiliyor, sözgelimi davacı bütün mal varlığım bırakmaya razı olabiliyor.

Eşlerin velayet verilmeyen tarafla çocuk arasındaki kişisel ilişki konusunda da anlaşmaları gerekir. Kişisel ilişki görüşmenin zamanı, şekli ve süresi de dahil olmak üzere anlaşma projesinde açıklanmalı eşler her konuda olduğu gibi bu konularda da tam bir anlaşma sağlamalıdır. Kişisel ilişkinin çocuğun sağlığını, beslenmesini ve eğitimini aksatmayacak şekilde olması gerekir. Yargıç çocuk açısından zararlı olabilecek bir kişisel ilişkiye olanak vermemekle görevlidir. Kişisel ilişkinin velayet hakkını kullanmaya engel olmayacak şekilde düzenlenmiş olması gerekir.

Yaptığımız tecrübelerde çocukların durumu hakkında anlaşma velayet ve kişisel ilişki hakkında anlaşmalarda çocukların Almanya ‘ da ikameti göz önünde bulundurulmuyor. Bu bağlamda Almanya ile bağlantılar söz konusu olduğunda Alman Hukukuna uygun anlaşmaların önceden yapılması vazgeçilemez bir zorunluluktur.

1 değerlendirme
Ender Sürekli
Ender Sürekli

2005 yılından beri Alman ve Türk hukukunda Avukat ve danışma
hizmetlerimle her zaman destek.

Yorum yapın